15 Şubat 2017 Çarşamba

Eski Foça




Yarıyıl tatilinin son hafta sonu, İrem'in kursu yokken ve deniz havası özlemişken haydi bir yerlere gidelim dedik ve çıktık yola.
Dikili'ye giderken tabelası altından bin milyon kez geçip bir uğramamışız Foça'ya... İrem tarihi eser de görmek istedi ve Eski Foça'ya gidelim dedik, Foça'ya iki yol ayrımı var ve hangisi olduğunu bilmiyoruz neyse ilkinden saptık içeriye. 





Yolda ilerlerken sağda Pers Mezar Anıtı 'nı gördük ilk.  Çevresini koruma altına almışlar ama tanıtıcı, bilgilendirici levhalar olmayınca bir girip çıktık, belki o kadar yakınına bile tırmanmamak gerekir. Ama  içeriye açılan oyuktan bakınca maalesef zaten çokça ziyaret edildiği anlaşılıyor, ateş ve çöp izlerinden, taş duvar is içinde:(

Bütün bir taş kütle oyularak yapılmıı Pers Mezar Anıtı , çok eski olmasına rağmen bu kadar sağlam kalabilmesinin sırrı da bu sanırım.
İnternette yaptığım araştırmalarda Taş Kule diye isimlendirildiğini okudum, gerisi de şöyle ;
"Foça yolu üzerindeki Taş Kule olarak bilinen Pers mezar anıtının kazı, restorasyon ve çevre düzenlemesi yapılmıştır; Perslerin Phokaia’yı ele geçirmelerinin tarihi belgesi olan bu anıt M.Ö. V.yüzyılın sonları ile VI. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir. Monoblok bir tüf kayanın oyulmasıyla oluşturulan bu anıt-mezar Eolia’da Persler’den günümüze gelen tek yapıdır."






Yeni Foça tabelası görünce, eski Foça'da olduğumuz anlamıştık, girişte hemen solda kalan yeldeğirmeni ve eski yapılara çıkamadık, restorasyon vardı.
biraz araştırınca şu bilgilere ulaştım: 
"Sınırlarını genişletmek için Batı’ya doğru ilerleyen Kyros, Sardes’i ele geçirdikten sonra Phokaia’yı almışlardır.  1913 yılında Sartiaux, Değirmenli Tepe’nin kuzeybatı yamacında yapmış olduğu çalışmalarda sonuç alamamış olsa da son dönem kazılarında aynı alanda Tiyatro Tepesi üzerindeki değirmenler ile tiyatronun yeri bulunmuştur. Burada yoğunlaştırılan kazılar sonunda yerel tüf taşından cavea ile analemma duvarları ortaya çıkarılmıştır. Helenistik döneme ait, oturma kademelerine kazınmış yazıtlar tiyatronun Roma öncesi yapıldığını göstermiştir. Ayrıca cavea’nın altı ile skene üzerindeki Geç Roma dönemine tarihlenen çok sayıda çanak çömlek parçaları burada bir de keramik atölyesi olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra kademeler üzerindeki ölü külü çömlekleri tiyatronun Roma döneminde kullanılmadığına da işaret etmektedir. Ele geçen bulgular Phokaia Tiyatrosunu M.Ö. 4.yüzyılın 3.çeyreğine tarihlendirmektedir."







ve işte muhteşem manzarası ile Foça









"Bu antik kale Michel Paleok tarafından1275 yılında Cenevizli Manuel Zacharna’ya verilmişve zaman içerisinde Cenevizlilerce surları onarılmıştır. Phokaia’nın 1455 yılında Osmanlı topraklarına katılmasından sonra surlar onarılarak şimdilerde dokuz tanesi ayırt edilebilen kulelerle donatılmıştır. Beşkapılar, Osmanlı dönemi kalesinin kayıkhane bölümüdür. Buradaki yazıta göre Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1538-1539 yıllarında onarım görmüştür. Beşkapılar, 1983 ve 1994 yıllarında restore edilmiştir. Şehrin etrafını çevreleyen surların en iyi korunmuş bölümleri, yarımada üzerindeki Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine ait onarımlardır. Beşkapılar'da bilimsel kazılar yapılmaktadır. Kalenin kayıkhanesi günümüzde Açık Hava tiyatrosu olarak kullanılmaktadır."





"İ.Ö. 580 yılına tarihlenen yapıda, çeşitli büyüklüklerdeki beş nişte tanrıça Kybele'nin heykelleri ve kabartmaları yer alıyordu. Kayaya oyulmuş adak havuzuyla denizci fenerlerinin konulması için yapılan küçük nişler; denizden gelenlerin burada tapındıklarını gösteriyor. Kutsal alanın yaslandığı kayalık üzerindeki sur duvarları, duvar yapımının dört ayrı dönemini göstermektedir. Arkaik surlar, harçsız yapılmıştır. Roma dönemi surlarında kireç harcı kullanılırken; Ceneviz ve Osmanlı dönemi surlarında kireç harcı, kum, tuğla parçası ve kiremit tozlarından oluşan Horasan Harcı kullanılmıştır.
Athena'nın kökeni Babilli Kraliçe Izdar'a kadar gider. Kybele Anadolu'nun tanrıçasıdır. Kybele, Arkaik dönemden itibaren çok saygı görmüştür. Yeldeğirmenli tepe ile İncir Adası'nda da kutsal alanlar vardır."




Sokaklarında, sahilinde gezdik Foça'nın, deniz havası çok iyi geldi,,





Yemek zamanı gelince adres elbette çarşısındaki sahil balıkçıları ;)

yemekten sonra Yeni Foça'ya dönecekken İrem'in anneannesine olan özlemi kabarınca Manisa üzerinden Akhisar'a geçtik, ben de özlemişim memleketimi, deniz havası, memleket  havası derken bi gezinin daha sonuna geldik :)

Kale duvarları önünde, el emeği göz nuru ürünlerin satışının yapıldığı tezgahlarda hanımefendilerle sohbet edip birer de kolye aldık ;) neden yazdım bunu, çünkü hep gördüklerimden farklı güzellikte ürünlerdi ;) aklınızda bulunsun :)


2 yorum:

  1. Ah o Pers Anıtı üzerinde ne fotoğraflarım var. Foça'ya her hafta sonu giderdik ve 2 haftada bir o anıta bakardık.
    Ben etrafı çitle çevrili diye kapalı ve koruma altında sanıyordum.
    Eskiden içini ağıl olarak bile kullanıyorlardı. Şu anki restore edilmiş hali.
    Eski Foça'nın ayrıca hastasıyım. Hava da pek uygunmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etrafı çitle çevrili ama kapısı açıktı :) Ama içerideki izlere bakılırsa koyun,keçi kalıntılarından yine aynı görevi kısmen gördüğü düşünülebilir. Eski Foça gerçekten güzelmiş bunca zaman gitmediğimiz hataymış;)

      Sil