21 Haziran 2012 Perşembe

Tepekule Açıkhava Sinema gösterileri başladı




Tepekule İş Merkezi teras katında sergileniyor filmler.8.si düzenlenmiş bu sene.. Geçtiğimiz yıllarda da gidiyorduk izlemeye, gösterimdeyken yetişemediğimiz filmleri buradan izlemek adet gibi oldu.Bu sezonun ilk filmi The Artist oldu.
Dün akşam İrem yine Özüm'den ayrılmak istemedi .Bizim de bir kaç planımızda değişiklik olunca arkadaşlarımız Esin ve Rıza ile birlikte bu filmi izlemeye gittik.
Teras katın manzarası harika, körfez ayaklarının altında , soğuk biralarımızı yudumlarken -ki diyet filan yalan oldu ,bu da ayrı bir mevzuu- sohbet ettik.Film başlayınca yerlerimizi aldık .Rüzgar bize acımadı :) Artık iyice sallabaş olunca  geride panellere yaslandık ikinci yarı daha zevkle izlendi bu sebeple.


Artist ( The Artist ) Film Tanıtımı 2012

Tür :Romantik, Komedi, Dram

Yapım Yılı :2011

Ülke : Belçika, Fransa

Yönetmen : Michel Hazanavicius

Senarist : Michel Hazanavicius

Oyuncular : James Cromwell , John Goodman , Malcolm McDowell , Penelope Ann Miller , Beth Grant , Ed Lauter , Missi Pyle , Ken Davitian , Jean Dujardin , Bérénice Bejo , Bitsie Tulloch , Joel Murray

Yapımcı : Jeremy Burdek

Görüntü Yönetmeni : Guillaume Schiffman

Müzik : Ludovic Bource

Filmin Konusu :
1920'li yılların sonunda Hollywood sinema sektörünü kökünden değiştirecek 'teknolojik' bir devrim yaşandı. Ses, "henüz hiçbir şey duymadınız" repliği ile film pelikülüne bir daha hiç ayrılmamak üzere girdi. Fakat sinema sektöründe yaşanan bu devrim boyutundaki bu değişim pek çok insanın mesleğini ve kariyerini de derinden sarstı.

Dönemin en karizmatik aktörleri arasında yer alan George Valentin (Jean Dujardin) de sesin beklenmedik biçimde sinema perdesine yansımasından payına düşeni alıyor. yanı başında boy gösteren taze ve güzel oyuncu Peppy Miller'ın ise aklı fikri şöhrette.
2011 Cannes Film Festivali'nin en gözde yapımlarından olan The Artist, başrol oyuncusu Jean Dujardin'e George Valentin performansı ile "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazandırdı. Film sinema sanatının sessiz dönemine bir saygı duruşu niteliğinde diyalogsuz, sessiz, siyah-beyaz ve saniyede 22 kare ile çekildi. Altın Palmiye adayları arasında da olan filmin yazarlığını ve yönetmenliğini ise Michel Hazanavicius üstleniyor.

Fİlm bildiğimiz gibi BAFTA ödüllerinde 7 dalda, Oscar Ödüllerinde 5 dalda  ödül aldı.


13 yorum:

  1. Hiç açıkhavada film seyretmedim ben. Kimbilir nasıl keyiflidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. rüzgar keyfimizi kaçırdı biraz onun dışında çok güzel oluyor , denemelisin ;)

      Sil
  2. İzlenecek filmler arasında bekliyor bu film Gonca'cım. Nasıl güzel miydi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumumu yazmamışım değil mi :) beğendim.Dönem filmi diye düşünüyorum.bir dönem işte yorumda yazdığı gibi 20li yıllarda sinema sektöründe keskin geçişler yaşanmış .Çok detay vermeyeyim ama güzeldi :)

      Sil
    2. Yazmamışsın şekerim. :)))) En kısa zamanda izleyeceğiz inşallah. :)))

      Sil
  3. Ben Türk sineması tadında buldum.Belki oyuncuya evet oscar verilebilir ama konu ne bileyim vasattı..Şöyle düşünüyorum seyredilsede seyredilmesede aynı ...Ama tabi herkesin yorumu farklı ben böyle düşünüyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kartal Tibet - HÜlya Koçyiğit :)
      neticede Oscar ödüllü olunca insan merak ediyor ;)

      Sil
  4. seyredilecekler listemde benimde ama bir türlü fırsat bulamadım. Aslında çok da merak ediyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. listelerimiz o kadar kalabalık ki yetişemiyoruz hiçbirşeye :))

      Sil
  5. Ben filmi sunuş tarzı ve farklı anlatım yönleriye beğendim. O dönemde yaşanan sinema sektöründeki sıkıntıyı, oyuncu gözüye bizlere aktarmayı başardı. Benim için ilginç bir deneyim oldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aramızda en çok sen beğendim zaten ;)

      Sil
  6. çocukken balçova da acık hava sinemasına giderdik, çekirdek, gazoz:))

    istanbula döndüm ama haftaya geldiğimde eylüle kadar ordayım fırsat bulursam eski günlerdeki gibi ne güzel olur..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülçinnn özledim seni, yokluğun çok belli , çok çok yaz şimdi arayı kapat bakalım :)
      Sen İzmir'e geliyorsun gidiyorsun değil mi :) kimbilir belki aynı filmde karşılaşırız ;)

      Sil